Programı izlemek için:
http://www.siyertv.com/42_112_82-il-82-sahabi-%28normal-kalite%29sd-video.html
82 İL 82
SAHABÎ DİYARBAKIR'DA…


ALLAH'IN KILICI HALİD B. VELİD
82 İl 82 Sahabî projesinin 51. programı Sahabe şehri Diyarbakır'da yapıldı. Diyarbakır Fetih Platformu ve Sahabe-Der tarafından organize edilen program, Diyarbakır Şehir Stadyumu'nda yoğun bir katılım ile gerçekleşti. Program Dünya Kur'an okuma birincisi Hamid Şakir Necad'ın okuduğu ayetlerle başladı. Ardından selamlama konuşması için Fetih Platformu Genel Koordinatörü İbrahim Gökdemir sahneye davet edildi. Gökdemir: "Bundan böyle bizim için milli bayram Sahabe'nin Diyarbakır'ı fethettikleri bugündür" dedi.


İDA WE PİROZ BÊ/BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Daha sonra konuşmalarını yapmaları için Muhammed Emin Yıldırım Hocamız kürsüye davet edildi. Hocamız, sözlerine şöyle başladı: "… Madem bugün Diyarbekirliler için bir bayramdır, madem bugün Sahabe ordusunun bu topraklara gelişi ile iman mesajı buralara ulaşmıştır, madem sizlerin ataları, onların vesilesi ile hidayete ermişlerdir, öyleyse bugün gerçekten bayramdır, bundan dolayı 'ida we piroz bê' yani bayramınız kutlu olsun."


"DİYARBEKİR'DEKİ PEYGAMBER SEVDASINA HAYRANIM!"
Muhammed Emin Hocamız, konuşmasını Diyarbakır'ın İslam tarihi için öneminin ne olduğuna dikkat çekerek sözlerine devam etti. Dedi ki: " Burada Peygamberlerin ayak izleri var, burada Sahabenin ayak izleri var, buraya iman tohumunu eken Sahabe olduğu için bereket bir başka… Bundan dolayı milyonlar sokaklara Peygamber'in sevdası ile dökülüyor, milyonlar sokaklarda Mevlüd-ü Nebi için bir araya geliyor… Bu topraklardan ben çok ümitvarım ve bu topraklardaki Peygamber sevdasına hayranım. Hicri olarak 1416 senedir susmayan ezan sesine hayranım. Bunca sıkıntı ve zorluk çekmelerine rağmen, bu halkın İslam'a karşı alakasına hayranım…"


DİYARBEKİR DEĞİL DİYARU'S-SAHABE, DİYARÜ'L-HALİD
Muhammed Emin Hocamız, Abdullah b. Zübeyr'in halifeler
dönemindeki hayatının en önemli tablolarını anlattıktan
sonra sözü çok önemli bir noktaya getirdi ve bu çağın
insanın büyük bir hastalığına dikkat çekti. Şöyle dedi: "
Cihad meydanları, mücadele sahaları insanların bakışlarının
olduğu yerler, alanlardır. İnsan bazen bu alanlarda yaptığı
tüm işleri Allah için yaptığını zan eder. Ancak kendini çok
iyi sorguladığında yaptığı o işlerin bazılarını nefsi için
yaptığını fark eder. Çünkü sahada olup alkışlanmak insanın
hoşuna gider, göz önünde olup taltif ve takdir görmek
insanın nefsini okşar, mücadelenin hareketliliği özellikle
heyecanı ve hareketliliği seven biri için çok farklı bir
amaç ve gaye ortaya çıkarır. Dolayısı ile toplum içerisinde
ne kadar bu manada öne çıkan varsa, Allah ile irtibatını
daha da güçlendirmek zorundadır. Kökünü sağlam bir hale
getirmek durumundadır… İşte siz, Abdullah b. Zübeyr'in
hayatına baktığınız zaman, onun hayatını şöyle görürsünüz:
Ruhbanü'l-Leyl, Fursanü'n-nehar/ Gecenin ruhbanı, abidi,
gündüzün fursanı, mücahidi…"

Sözlerine Allah'ın Kılıcı olan Hz. Halid b. Velid'in hayatını anlatarak devam eden Muhammed Emin Hocamız, "Halid b. Velid'in 20 yıl İslam'a düşman olarak yaşadığını, ön yargının ne kadar kötü bir şey olduğunu, buradan yola çıkarak, hepimizin İslam'a ön yargıları olanların İslam'la buluşturma sorumluluğunun olduğuna dikkat çekti." Onun hayatından bazı tablolar aktaran Hocamız sözleri dinleyenlerin tekbir sesleri ile sık sık kesildi.
Muhammed Emin Hocamız, Diyarbakır'daki sahabe izlerine de değindi ve dedi ki: "Buraya İslam ordularının geliş tarihi Hicri 18'dir. Yani Efendimiz'in (sas) vefatının üzerinden daha 7 yıl geçmiştir. Böyle yakın bir zamanda Diyarbekir'e gelen 8000 kişilik ordunun ne kadarı Sahabe'dir tam olarak bilemiyoruz, ancak ciddi bir Sahabe topluluğunun olduğunu anlayabiliyoruz. Bu Sahabe efendilerimizin bir miktarı da burada şehit olmuş ve bu topraklara defnedilmişlerdir. Bundan dolayı burası Diyarbekir değil, Diyaru's-Sahabe diye anılmalı, fethe katılan komutanlardan biri Hz. Halid olduğu için de Diyaru'l-Halid diye isimlendirilmelidir."

21. ASIRDA HALİD
OLMANIN YOLU
Coşkunun hiç azalmadığı
programda, Muhammed Emin Hocamız Diyarbakırlılara Hz.
Halid'in üzerinden çok önemli mesajlar verdi. Bu topraklara
ekilen iman tohumlarının meyveye durduğunu söyleyen Hocamız
şöyle dedi: "Sahabe'nin buraya ektiği iman tohumuna sizler
sahip çıkacaksınız. Evet, Hz. Halid olmak mümkün değil, ama
onun gibi olmaya çalışmak mümkündür. Eğer siz Hz. Halid'in
yoluna kurban olduğu İslam'a dört elle sarılır, temsil eder,
köklerinize sahip çıkarsanız inşallah onun gibi olma yoluna
girmiş olursunuz."


Beş maddede
Hz. Halid gibi olmanın yolunu söyleyen Hocamız, bu maddeleri
şöyle sıraladı:
1- İman Yolunda Halid olmak, uyumayan ve
uyutmayan yiğit olmak demektir. İmanını temsil edecek
cesaretin var mı?
2- Mûte Savaşı'nda Halid
olmak, sağına, soluna bakmadan sancağı alıp, hakkını yerine
getirmek demektir. Muhammedi sancağı taşıyacak iraden var
mı?
3- Yermuk Muharebesi'nde
Halid olmak, makama, komutanlığa, ganimete takılmadan vazife
adamı olmaktır. Her şart ve durumda görev insanı olacak
aşkın var mı?
4- Amed Fethi'nde Halid
olmak, gayret ve sabır ile çorak topraklara tohum ekmektir.
Bu topraklara tohum ekilmiş, onları kurda, kuşa yem
etmeyecek bahçıvan olmaya sevdan var mı?
5- Vefat Döşeğinde Halid
olmak, şehadet, şehadet deyip yanmaktır. Bir ömür şehadet
talebinin arkasında olacak ve her gün duanın başına şehadeti
koyacak ızdırabın var mı?



Muhammed Emin Yıldırım Hocamız
sözlerini şöyle bitirdi: "Efendimiz (sas) bir hadislerinde
şöyle buyurmuşlardır: 'Ashabımdan herhangi biri bir belde de
vefat ederse, o sahabîm kıyamet gününde o belde halkı için
bir nur ve kaid/rehber olarak diriltilir.' Yani Efendimiz
diyor ki, o beldenin insanları haşır meydanına o sahabînin
komutasında yürürler. Düşünün İstanbul, Ebû Eyüp el-Ensarî’nin
arkasında, Adıyaman, Safvan b. Muattal’ın arkasında, Çorum,
Amr b. Ma'dikerb’in arkasında, Gaziantep, Cerir b.
Abdullah’ın arkasında, Kıbrıs, Ümmü Haram’ın arkasında,
haşır meydanına yürüyecekler. Ya Diyarbekir yada Diyaru's-Sahabe;
sizler kimin arkasında yürüyeceksiniz biliyor musunuz?
Adlarını bildiğimiz 41 Sahabe, adlarını bilmediğimiz ama
çeşitli tarih kitaplarında belirtildiği üzere 500 küsur
Sahabî veya Tabiîn Diyarbekir’e komuta edecek… Her beldenin
birkaç komutanı varken Diyarbekirliler 500 kusur komutan ile
haşır meydanına yürüyecekler inşallah…"


















VE NİHAYET
İSTANBUL PROGRAMI…
Projenin 52. programı
İstanbul'da gerçekleştirilecek.
01 Haziran 2013 Cumartesi günü
Eyüp Sultan Camii'nde, Akşam
Namazı'na müteakip yapılacak programda, "İstanbul'un
Fatihi Ebû Eyyüb el-Ensarî" anlatılacak.
Daha fazla bilgi için
0 212 544 76
99 nolu telefonu arayabilir;
www.82il82sahabi.com
-
www.siyerarastirmalari.org
adreslerini ziyaret edebilirsiniz.
Yapılan tüm programları
ise
www.siyertv.com adresinden
izleyebilirsiniz. |